RENAULT 9-11 KULÜBÜ

Türkiye'nin İlk ve Tek Renault 9-11 Kulübü
Zaman: Pzr Nis 22, 2018 12:22 pm

Tüm zamanlar UTC




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 93 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 06, 2011 6:24 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 8:40 am
Mesajlar: 3728
Konum: Eskişehir 93 RENAULT 11 RAINBOW
metem11 yazdı:
çok güzel anlatım ve kareler abi.teşekkürlerimi sunuyorum,ben gidip görmüş gibi hissettim vallaha. :lol:


gelin ısmarliim aci tanıdık dükkan vaaa :D :D :D

_________________
1.6 TeaM ForEveR

Biz bize yeteriz 1.4 severiz


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 06, 2011 7:13 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 9:58 pm
Mesajlar: 435
Eline sağlık Burçinhan,

Ailecek takip ediyoruz ve bizi oralara götürdün diyebiliriz. Yeni fotoğraf ve yazılarını merakla bekliyoruz ;)

_________________
Linux for human beings


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 06, 2011 7:46 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 8:40 am
Mesajlar: 3728
Konum: Eskişehir 93 RENAULT 11 RAINBOW
salla2000 yazdı:
metem11 yazdı:
çok güzel anlatım ve kareler abi.teşekkürlerimi sunuyorum,ben gidip görmüş gibi hissettim vallaha. :lol:


gelin ısmarliim aci tanıdık dükkan vaaa :D :D :D



kafa iimiş herhalde neyi alıntı yapıp neyi sölemişim konu ciğbörekti :D :D :lol: :lol: :lol:

_________________
1.6 TeaM ForEveR

Biz bize yeteriz 1.4 severiz


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 07, 2011 5:48 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 5:53 am
Mesajlar: 822
salla2000 yazdı:
salla2000 yazdı:
metem11 yazdı:
çok güzel anlatım ve kareler abi.teşekkürlerimi sunuyorum,ben gidip görmüş gibi hissettim vallaha. :lol:


gelin ısmarliim aci tanıdık dükkan vaaa :D :D :D



kafa iimiş herhalde neyi alıntı yapıp neyi sölemişim konu ciğbörekti :D :D :lol: :lol: :lol:

Kaçışı yok artık gelirsek ısmarlıcan mecbur (gerçi veni vidi ama börek yemediiiii)

_________________
Sular yükselince, balıklar karıncaları
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir!
Çünkü kimin kimi yiyeceğini suyun akışı
Suyun Akışını da Mevla Teala (c.c.) belirler...


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 07, 2011 6:29 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
3.Gün

Sabah erkenden kalkıp Akmescit havaalanının yolunu tutuyoruz. Açık olan birkaç yerle konuşuyoruz fakat arabaların kiraları internetde yayınladıkları fiyatlardan epey pahalı bulabildiğimiz en uygun fiyat günlüğü 50 Euro oluyor. Ne yapalım diye kara kara düşünürken bizim için en uygun arabayı Avis'de buluyoruz. Benzinli Ford Fiesta günlüğü 54 dolar.

Ukrayna'da 95 oktan benzinin litresi yaklaşık 2 lira. Bu ülkede 80 oktan benzin bile bulabiliyorsunuz, bu kalite benzini genellikle LADA sahipleri tercih ediyor. Fakat Bio Dizelin kokusuna ağır diyenlerin birde bu benzini koklamalarını öneririm zira bir Lada'nın arkasında 20 dakika seyahat edebilirseniz, 50 promil alkollü çıkmanız içten bile değil, müthiş kesif ve ağır bir kokusu var. Dizel yakıtların en pahalısı bu yüzden dizel araç çok az diyebilirim. LPG'nin litresi ise yaklaşık 1.6 lira, benzin ile çok farkı olmadığından ticari araçalrın dışında LPG kullanımı pek yaygın değil.

Arabayı aldıktan sonra, ilk benzinlikte durup yol için su bisküvü falan alıyoruz. Buranın kapalı suların tadı inanılmaz kötü ve tuzlu, inanın Türkiye'deki çeşme suyu bile bunlardan daha kaliteli.
Resim

İlk hedefimiz Bahçesaray, burası Kırım Hanlığının tarihi başkenti. Bahçesaray savunması kolay olur diye derin bir vadinin içine kurulmuştur, bu vadinin içinden Çürüksu deresi akmaktadır. Adını Kırım Hanı Mengli Giray'ın yaptırdığı ''Hansaray'' dan alır. Meşhur Rus şairi Puşkin ''Bahçesaray çeşmesi'' aslı şiirini bu saraydan esinlenerek yazmıştır. Soykırım sonrası Kırım'daki tüm köy ve şehirlerin Tatarca isimleri Rusça olanlarıyla değiştirilirken, Puşkin'in anısına yalnızca Bahçesaray'ın adı değiştirilmemiştir.

Burada bir not eklemek isitiyorum, Ukrayna'da kimsenin ingilizce bilmediğini daha önce yazmıştım, fakat müzelerde bile bir tane İngilizce bilen birisinin olması bizi gerçekten şaşırttı. Saray odalarının içinde odayı tanıtan ufak ingilizce metinler var ama objelerle ilgili herhangi açıklayıcı bir yazı bulmanın imkanı yok. Ruslar için müzenin rehberlik hizmeti var ama Rusça bilmeyenlerin işi gerçekten yaş. Bu yüzden biz Hansaray'ı gezdik ama içerisi tam olarak nedir, ne değildiri anlayamadık. Ukrayna'da müze gezeceklere duyurulur.

Şimdi birçoğunuz Ukrayna'ya gidilirde müzemi gezilir kardeşim diyebilirsiniz, ona da eyvallah derim :)

Resim
Resim
Resim

Ruslar çok terbiyesiz ve saygısızlar, mesale siz bir yerin fotosunu çekeceksiniz fotoğraf makinasının önüne dikilebiliyorlar, ''çekilsene kardeşim'' dediğinde mal mal da adamın yüzüne bakıyorlar, veya siz bir objeyi inceliyorlarsunuz sizi sıkıştırıp ittirebiliyorlar. Zaten İngilizce yüzünden ayar olduğumuz müzeye bu saygısızlar yüzünden iyice gıcık olduk.

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Mescitin içinde Davut Yıldızı ben epey şaşırdım.
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Hansarayı gezdikten sonra bir Tatar cafesine oturuyoruz, fakat kimsenin tatarca bilmemesine ayar oluyoruz. Zaten Hansarayın önünde garip takkeli sakallı tipler ellerinde bir takım broşürlerle dolaşıyorlar. Bizim Türk olduğumuzu anlayınca hepsinin ağzından şu sözler çıkıyor ''helal et'' sanki biz sadece yemek yemeğe gelmişiz gibi kendilerince bir tribe giriyorlar. Hoşgeldin beş gittin diyen yok hepsinin ortak sözü helal et !! cevap veriyorum ''etmiyorum''...

Yemekte hep çok lafı geçen şaşlık istiyorum, genelede Kafkas halklarının yemeği olan şaşlığı görünce epey bir şaşırıyorum çünkü bu bizim bildiğimiz kuzu şiş :D Yemekten önce çay istiyorum, çay ve bardaklar aşağıdaki şekilde geliyor ve çayı çok açık içiyorlar, bizim Paşa çayı tadında.. Sudan sonra çaydanda tat alamıyacağımızı anlıyorum.
Resim
Resim
Resim

Hansaray'dan yukarı doğru yaya olarak yolumuza devam ediyoruz, yolda Tarihi Tahtalı Camii'ne denk geliyorum, bakıyorum içerisi sakin girip, iki rekat şükür namazı kılıyorum, Camiden çıkınca Hansarayın önündeki takkeli din tacirlerinin ''helal et'' sözleri kulağımda çınlıyor. İçimden sağlam bir küfür çakıyorum..
Resim
Resim

Yolun yukarısına, Zincirli Medreseye doğru ilerliyoruz

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 07, 2011 7:55 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
Zincirli Medreseye ulaştığımızda saat 18'i geçtiğinden müzenin kapandığını öğrendik. Müzeyi TİKA restore etmiş, artık yarın görürüz derken yan tarafındaki bina ilgimizi çekti. İçeri girince gördük ki burası Kırım Tatarları tarafından yeni açılmış olan Kırım Tarihi Müzesi.

Larişes Müzesi, Fransada yaşayan genç Gülüver Altın'ın, yedi sene boyunca dünyanın dört bir tarafından topladığı Kırım tarihi ile ilgili dökümanlardan oluşuyor. Rusların tezi olan ''bu topraklar hiçbir zaman tatar değildi'' tezini çürütecek o kadar asli belge var ki görünce ''emeğe saygı'' dememek büyük saygıslık olur.
Resim

Müzenin gönüllü rehberi Sait bizi gezdiriyor, nihayet Türkçe anlatan bir rehberimiz var :)
Resim

Bu müze Tatarlar için çok önemli çünkü, müze tamamiyle özel bir müze ve devletten bağımsız. Böyle bir müzenin açılabilmesini çok büyük bir başarı olarak, hatta bir mucize olarak görüyorlar.
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Alt katta ünlü Kırımlı ressam Rüstem Emin'in resim galerisini geziyoruz, Sergi, genelde sürgün yıllarını konu edinmiş tablolarla dolu. Tablolara baktkça içimiz parçalanıyor.
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Müzenin kapısında çıkınca karşı tarafta tarihi bir hamam kazısının sürdüğünü görüyoruz, sağ taraftaki binada Zinirli Medrese..
Resim

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 07, 2011 7:35 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 12:23 pm
Mesajlar: 407
Konum: Mersin
burcinhan yazdı:

Mustafa, baban polis olunca sizde çok gezmişsiniz maşallah.


evet abi öyle oldu :D


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Pzt Eyl 12, 2011 10:47 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
Ertesi sabah Dilara hanımın otelinde kahvaltı için erkenden uyanıyoruz. Adet üzerine kahvaltıda Yarmadan yapılmış bir tür pilavı yemeyi çok seviyorlar. Ben kendi adıma pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Fakat her türlü meyve sebze için on numara veririm.

Resim
Resim

Dilara hanım ve oteli http://bahchisaray.net/tr/node
Resim

Kahvaltıdan sonra başlıyoruz dün gidemediğimiz iki yere gitmek için hazırlanmaya, üzerimde Pepsi t-shirt ü elimde coca cola düşüyoruz yollara :)
Resim

İlk nokta Saint Assumption mağara Manastırı bizim Sümela'nın çok ufağı diyebiliriz. Rumlar tarafından vadinin kireçtaşı duvarları oyularak inşa edilmiş 8. yüzyıldan kalma bir Ortodoks manastırı dır. 15. yy?da yapıldığı da söylenir. Vaktiyle Trabzon?daki Sümela Manastırı?na bağlı olarak faaliyet gösteren bu manastıra özellikle 2000 senesinden beri Rusya tarafından milyonlarca dolarlık yardım yapılmış, manastır restore edilerek çevresi de düzenlenmiştir. Ruslar Kırım?daki kendileri tarafından yapılmayan bu tip tarihi yapıları büyük paralar harcayarak restore ettirmekte ve bu dini yapıların Ruslara ait olduğunun propagandasını yapmaktadırlar.
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Manastır ziyaretinden sonra Çufut Kale'ye doğru ilerlemeye başlıyoruz, yol çok dik ve sert kayalardan oluşuyor. Yaklaşık 4.5 kilometre :D
Resim
Resim

Kale aşağıdan görünüyor nihayet. Çufutkale ortaçağ mağara kasabasıymış. Çufut denilen kişilerse yahudi Karay Türkleri oluyorlar, dilimiz aynı dinimiz farklı. Kalenin içinde iki adet Karay Keneşası yani Sinagogu bulunmakta.
Resim

Bir miktar yorulmuş olabilirim :D
Resim
Resim
Resim

Yerleşim alanı içinde islam eserleride mevcut. Bir türbe
Resim
Resim
Resim

Manzara nefis..
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Tamamiyle tahrip edilmiş sadece minberi kalmış bir mescit.
Resim
Resim
Resim
Resim

Karay Keneşası :)
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Ruslar herşeyin abartısını pek bir seviyorlar giyim kuşamdaki abartı, arabalarınada yansımış durumda.
Resim

Bu arkadaş Timur kendisi bu bölgede otopark değnekçiliği yapıyor, sağolsun bize çok yardımcı oldu.
Resim

Burasıda Dinamo Bahçesaray takımının stadyumu olabilir :)
Resim

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 13, 2011 11:49 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 8:02 pm
Mesajlar: 2107
Çok güzel kareler abi. Devamını merakla bekliyorum. (:


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 13, 2011 1:28 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
Devamına pek talep yok malasef. Vakit oldukça yazarım

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 13, 2011 1:31 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 10:40 am
Mesajlar: 4809
Konum: Tekirdağ / Şarköy
burcinhan yazdı:
Devamına pek talep yok malasef. Vakit oldukça yazarım


Nasıl YAni Abi TAlep Yok? :o Okumaktan Yazmayı Unutuyoz... :?

_________________
Biz, Bize Gerici Diyenlere;
DEH Demek İçin Gerideyiz...


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 13, 2011 1:34 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 8:02 pm
Mesajlar: 2107
Öyle düşünme abi. Güzel yerler gittiğin yerleri burada paylaşıyosun okurken çok büyük haz alıyoruz. Devam etmelisin bence.


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Sal Eyl 13, 2011 4:24 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 5:53 am
Mesajlar: 822
Ben de neden şimdiye dek sonlanmadı bu gezi diyordum, normalde bir solukta bitirirdin anlatımı abi,
Ama bence de yanlış düşünüyorsun merakla ve ilgiyle takip ediyoruz.

_________________
Sular yükselince, balıklar karıncaları
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir!
Çünkü kimin kimi yiyeceğini suyun akışı
Suyun Akışını da Mevla Teala (c.c.) belirler...


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 14, 2011 6:23 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
Çufut kalesini gzedikten sonra Ayşe'nin akrabalarını bulabileceği bir başka adrese gidiyoruz. Hasan amca ve eşi Hediye teyze Bahçesaray'ın dış mahallesinde yanlız yaşıyorlar, çoçukları diğer şehirlere çalışmaya gitmişler, Hasan amca köklerine ait soyağacını çok detaylı bir şekilde hazırlamış. Ayşe kendisinde olan bilgilerle Hasan amcanın defterindekileri harmanlayınca ciddi ipuçları elde ediyor. Çay kahve ve sıcak sohbetin ardındane ev sahiplerimize teşekkür ederek yolumuza devam ediyoruz.

Sırada Sivastapol yani eski adıyla Akyar var. Sivastapol'un tarihinde iki önemli savaş mevcut birisi 1854-55 yıllarında ki Sivastopol kuşatması. İngiltere, Fransa ve Osmanlı'nın müttefik orduları Rusya'ya bu liman şehrinden saldırmış ve savaş Rusya'nın galibiyetiyle sonuçlanmış. Diğeride ikinci dünya savaşı, 1941-45 yılalrı arasında Karadeniz'de Almanlarla Rusların ciddi bir çekişmesi söz konusu. Bundan dolayı şehir turistler için tam bir açık hava müzesi her yerde bir sürü anıt heykel v.s.. mevcut.

Sivastapol zamanında küçük bir sahil kasabasıyken Rusların sıcak denizlere açılma politikasının bir ayağı olarak Rus donanmasının yerleştiği küçük bir askeri kent olmuş. Sovyetlerin bölünmesinden sonra Ukrayna'da kalan Sivastapol limanına Ruslar donanmalarının ikameti için yüklü bir rakamı Ukrayna'ya her sene ödüyorlar. Bu yüzden şehir diğer sahil kentlerine göre daha modern ve düzenli. Eski zamanlarda şehrin stratejik öneminden dolayı giriş çıkışlar sadece izinle olurken, şimdilerde Ukrayna turizminin önemli bir parçası haline gelmiş.

Mehter Takımının Sivastapol için söylediği birde marş mevcut.

http://www.youtube.com/watch?v=KsoRo_Fa ... re=related

Hasan amca ve Hediye teyze, fotoğrafdaki sofra Tatar kültüründe standart. Kahve, şeker, çörek, elmalı kek v.s..
Resim

Yollarda nuh nebiden kalma araba çok, buraların milli aracı Lada ise bizim şahin doğan gibi ve genelde Ukrayna'nın apaçileri bu arabalara biniyor.
Resim
Resim

Milyon tane heykelden bir tane daha, ilk günlerde bunları fotoğraflamaya çok heves ediyorduk ama son günlere doğru bıkkınlık verdi diyebilirim.
Resim
Resim
Resim

Ukrayna'ya gidecekler bu tabelalara hazırlıklı olun kiril alfabaseni bilmiyorsanız işiniz gerçekten zor.
Resim

Bu tak Rusların Akyar'ı işgal edişinin 200. yılı şerefine dikilmiş.
Resim

Hemen hemen tüm şehirlerde olduğu gibi, Troleybüs şehiriçi ulaşımın önemli bir parçası, ilginç olan bunların kullananların genelde kadın olması.
Resim
Resim
Resim
Resim

En çok otel aradığımız kent burası oldu, kendi imkanlarımızla birşey bulamayınca Navigasyon'dan yardım istedik bizi götürdüğü üç otelden en mantıklısı ve en düzgünü olan Ukrayna Oteline yerleştik. Gidecekler için önemli not Ukrayna oteli Panaroma müzesine yürüyerek 5 dakikalık mesafede.

Buraya gelmeden önce Kırım Oteli diye bir yere gittik, otelden daha çok öğrenci yurduna benzeyen otelin lobisindeki tuvalet bile paralıydı :)
Resim

Kimse tek kelime ingilizce bilmediği gibi, tek kelime ingilizce dokümanda yok. Buna en turustik otellerde dahil.
Resim

Üstümüzü değiştirdikten sonra yemek yemeğe çıktık, yollarda bolca tabelasını gördüğümüz Ararat Ermeni Lokantasına gitmeye karar verdik. Yine yardımcımız Navigasyon, zaten navi olmasaydı sanrıım biz halen Ukrayna'da bir yerlerdeydik :)
Resim
Resim

Ararat gittiğimiz en lüks lokantaydı, garsonumuz ise şansımıza Gagavuz Türkü çıktı, onun yarım Türkçesi Ayşe'nin yarım Rusça'sı ile sipariş verdik ama yinede tam anlaşamadık. Bu arada Ayşe'nin yarım Rusçası olmasa bu ülkede hiç şansımız yoktu diyebilirim.

Ayşe haşlanmış sebze diye sipariş verdiği yemek yeşil ot çıktı, benim et diye söylediğim ise ciğer çıktı ki. Ben hayatta sevmem ciğeri
Resim

Bu çorba :) çorbalar genellikle su kıvamında üç beş parça sebze ve altındaki erişteyle servis ediliyor. yani bizim bildiğimiz çorbadan çok sulu yemek kıvamında.
Resim
Resim
Resim

Tüm Ermenilerin hayali, Ağrı Dağımızın resimleri lokantanın heryerinde...
Resim

Yemekten sonra Şehir merkezine inerek biraz dolanıyoruz, gece çektiğimiz İkinci Dünya Savaşına ait anıtlar var..
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Yarın Panaroma Müzesi ve gündüz gözüyle Sivastapol...

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 14, 2011 7:28 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Eyl 03, 2011 10:07 am
Mesajlar: 5515
Konum: İzmir
Bu anıtlar, mimari yapılar, ortam mükemmel ama gel gör insanlar bi garip. Biz yaşayamayız sanırım oralarda.

_________________
halen yaya :)


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 14, 2011 8:02 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
Kesinlikle biz yaşayamayız. Niye biliyormusun, çünkü insanlar gülmüyorlar :)

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 14, 2011 8:07 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzt Eyl 05, 2011 8:40 am
Mesajlar: 3728
Konum: Eskişehir 93 RENAULT 11 RAINBOW
baya baya ilginç yerlermiş çok gezen çok bilirmiş eskilerin var bi bildiği :D

_________________
1.6 TeaM ForEveR

Biz bize yeteriz 1.4 severiz


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 14, 2011 8:11 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Eyl 03, 2011 10:07 am
Mesajlar: 5515
Konum: İzmir
burcinhan yazdı:
Kesinlikle biz yaşayamayız. Niye biliyormusun, çünkü insanlar gülmüyorlar :)


benim şantiyede ve barlarda gördüğüm bayanların hepsi çok neşeliydi aslında :lol: :lol: :lol:

Troleybüs sscb'den kalma bir düzen sanırım. Rusyanın en ücra şehirlerinde bile var ve dediğin gibi kullananlar hep bayan. Bir abimizden dinlemiştim. Zamanında işsiz kimse yokmuş, devlet herkesi bir yerde kullanıyormuş. En kabiliyetisiz adamları bile :D

Mesela

Metroya binecen ilk girişte bilet alıyorsun 2m sağındaki turnikeden geçerken bir biletçi, aşağı inen yürüyen merdiven 2 kısımdan oluşuyor ilk kısım bitince tekrar bir biletçi, ikinci kısım bitince tekrar biletçi, metro bekleme kısmına girerken yine biletçi :D

_________________
halen yaya :)


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 14, 2011 8:31 am 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
Sen bunların müzelerini görmelisin, her odanın kapısında bir sandalye ve üstünde Lenin ile yaşıt teyzelerle dolu :D

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
MesajGönderilme zamanı: Çrş Eyl 14, 2011 2:31 pm 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Eyl 04, 2011 3:49 pm
Mesajlar: 7008
Konum: Ankara
Sabah erkenden kalkıp Sivastapol'u gezmeye başlıyoruz. İlk hedefimiz Panoroma müzesi, görevliye sorduğumuzda yürüyerek çok yakın olduğunu öğreniyoruz. Arabayı otelin parkında bırakarak başlıyoruz yürümeye. Önceki günden hediye teyzenin bize yolluk için verdiği, elmalı kurabiyelerle, Ararat restorantdan arakladığımız lavaşları yiyerek yolda kahvaltımızı yapıyoruz.

Panorma müzesi geniş bir parkın içine kurulu parkda müzenin haricinde birçok anıt mevcut. İşte birincisi :)
Resim

Çeşitli dönemlere ait gemilerin çıpası.
Resim

Parkın gezi planı.
Resim

Sivastapol'a ait eski birkaç foto
Resim
Resim

Bu da müzenin giriş tarifesi, anlayan beri gelsin :) Bileti almak demek müzeye girmeyi garantilemiyor, önce giriş kısmında insanlar onarlı gruplar haline gelip sıraya giriyorlar ve bir rehber eşliğinde ancak gezebiliyorlar müzeyi. Ayşe beni rehber bekleyenlerin sırasına dikip, cevval ve atakan bir biçimde bizim rehber istemediğimizi anlatmak için gruptan ayrıldı. Zaten biz istesekde ingilizce bilen rehber yok. Nemrut bir amcaya daha sonra, ondan daha da nemrut bir teyzeye derdimizi anlatamaya çalıştı ama başarılı olamadı. Mevzuyu ben bu aradan uzaktan dikizliyorum. En nihayetinden ingilizce bilen birisinin vasıtsayla müzeye girmeyi başarıyoruz.

Müze 360 derecelik bir panoramaya sahip üç boyutlu ve Ukrayna standartlarına göre gerçekten başarılı. Fakat Türkiye'dekilerle mukayese etmek kesinlikle hata olur.
Resim

1854-1855 yılı savaşının üç boyutlu canlandırması. Buranın duvarlarında ingilizce metinler de var.
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Panoromadan çıkınca Kuzey kutubunda bilimsel çalışmalarda bulunmuş bilim adamı Ivan Dmitrievich Papanin'nin hayatına ilişkin küçük bir müze ve panoramik resmin sanatkarlarının çalışmalarının olduğu bölüme girebiliyorsunuz.

Penguen dememiş Kutup Ayısı dememiş doldurmuşlar hayvanları.
Resim
Resim
Resim

Bedeviyle o kadar oynama başına iş alacaksın dedik dinletemedik :D
Resim
Resim
Resim

Bu bölüm neydi hatırlamıyorum ama bu abi Osman Tamburacı'ya çok benziyor diye hemen fotoğrafladım :D
Resim

Müzenin dışındaki top ve tabyalar.
Resim
Resim

Ordular ilk hedefiniz Karadeniz heykeli
Resim

Fotoğrafta küçük görünebilir fakar ciddi büyük bir anıt.
Resim

Sivastapol limanı ve biz.
Resim
Resim

Daha sonra sanırım kapalı olan bir anıtı görmeye gidiyoruz. Etrafta birçok içki şişesi var.
Resim

Bizim bir Nejmi abi fena içer diyenler. Birde buraları görsün derim. Sabahın dokuzunda sarhoş var bu memlekette :)
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Turistik turlar için çakma Viking kalyonları yapmışlar.
Resim

Batık gemi anıtı olması lazım.
Resim

General birşey ismini şimdi hatırlayamadım.
Resim

Akyar caddeleri
Resim
Resim
Resim

Yayaya saygı Avrupadaki gibi, yaya geçidinde birine çarparsanız, yandığınızın resmi diyebilirim. Biz başlarda alışmakta zorluk çeksekde, sonlara doğru ciddi uyum sağladık. Türkiye'ye geldiğimizde birkaç gün yayalara yol verdik (alışkanlık) daha sonra arkadan kornaya asılan öküzelerle, kanlı bıçaklı olmamak için vazgeçtik. Yani hayvanlık forever...
Resim
Resim

Yolda gördüğümüz bir Cafede yemek yedik öğen saatinde sulu yemek çıkarmışlar, gerçekten başarılıydı.
Resim
Resim

Ukrayna'lılar 10 tane Ladadan bir tane yapabilme yeteneğine sahipler. Bunlar yine iyileri tüm kaportası rengarenk olanları var.
Resim

Akşam karanlıkta çektiğimiz anıtın gündüz fotoları.
Resim
Resim
Resim
Resim

Odesa merdivenelrinin çakması olsa gerek, özelliği alttan bakınca sadece basamakları, üstten bakınca sadece düz kısımlarını görebiliyosunuz.
Resim
Resim

Votka kral içkiymiş yalnız, hammaliyesi az içimi keyifli. Bizdeki gibide acı bir tadı yok :)
Resim

Abiler binaların üstüne aleni Rus bayrağını çekmişler. Muhtemelen donanmanın bir parçası olabilir.
Resim

_________________
www.uzaynet.com.tr


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 93 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye